|
- ATATÜRK İNKILAPLARI (
DEVRİMLERİ ) -
Atatürk'ün resimlerini yüklemek için ;
Burayı Tıklayınız
I-Siyasi alanda yapılan inkılaplar:
1- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
2- Cumhuriyet’in ilanı (29 Ekim 1923)
3- Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
II-Toplumsal yaşayışın düzenlenmesi:
1- Şapka İktisası (giyilmesi) Hakkında Kanun (25 Kasım 1925)
2- Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine (kapatılmasına) ve
Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun (30
Kasım 1925)
3- Beynelmilel Saat ve Takvim Hakkındaki Kanunların Kabulü (26 Aralık
1925). Kabul edilen bu kanunlarla Hicri ve Rumi Takvim uygulaması
kaldırılarak yerine Miladi Takvim, alaturka saat yerine de
milletlerarası saat sistemi uygulaması benimsenmiştir.
4- Ölçüler Kanunu (1 Nisan 1931). Bu kanunla ölçü birimi olarak medeni
milletlerin kullandıkları metre, kilogram ve litre kabul edilmiştir.
5- Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun (26 Kasım 1934)
6- Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun (3 Aralık 1934). Bu
kanunla din adamlarının, hangi dine mensup olurlarsa olsunlar, mabet ve
ayinler dışında ruhani kisve (giysi) taşımaları yasaklanmıştır.
7- Soyadı Kanunu (21 Haziren 1934)
8- Kemal Öz Adlı Cumhurreisimize Atatürk Soyadı Verilmesi Hakkında Kanun
(24 Kasım 1934)
9- Kadınların medeni ve siyasi haklara kavuşması:
a- Medeni Kanun’la sağlanan haklar
b- Belediye seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan
kanunun kabulü (3 Nisan 1930)
c- Anayasa’da yapılan değişiklerle kadınlara milletvekili seçme ve
seçilme hakkının tanınması (5 Aralık 1934)
III- Hukuk alanında yapılan inkılaplar:
1- Şeriye Mahkemelerinin kaldırılması ve Yeni Mahkemeler Teşkilatının
Kurulması Kanunu (8 Nisan 1934)
2- Türk Medeni Kanunu (17 Şubat 1926)
Dini hukuk sisteminden ayrılarak laik çağdaş hukuk sisteminin
uygulanmasına başlanmıştır.
IV-Eğitim ve Kültür alanında yapılan inkılaplar:
1- Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924). Bu kanunla Türkiye
dahilindeki bütün bilim ve öğretim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na
bağlanmıştır.
2- Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun (1 Kasım 1928)
3- Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin Kuruluşu (12 Nisan 1931). Cemiyet
daha sonra Türk Tarih Kurumu adını almıştır (3 Ekim 1935). Kültür
alanında yeni bir tarih görüşnü ifade eden kurumun kuruluşuyla ümmet
tarihi anlayışından millet tarihi anlayışına geçilmiştir.
4- Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kuruluşu (12 Temmuz 1932). Cemiyet daha
sonra Türk Dil Kurumu adını almıştır (24 Ağustos 1936). Kurumun amacı,
Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu dünya
dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmektir.
5- İstanbul Darülfünunu’nun kapatılmasına Milli Eğitim Bakanlığı’nca
yeni bir üniversite kurulmasına dair kanun (31 Mayıs 1933). İstanbul
Üniversitesi 18 Kasım 1933 günü öğretime açılmıştır ..
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ATATÜRKÇÜLÜK İLKELERİ
Atatürkçülük, Türkiyenin gerçeklerinden doğmuş bir düşünce sistemidir.
Türk milletinin iredesiyle oluşmuş, tarihi bir gelişmenin ürünüdür.
Atatürkçülük, her şeyden önce millete haklarını tanıma ve tanıtmadır;
millet egemenliğinin ifadesidir. Atatürkçülük bir kurtuluştur, milletçe
bağımsızlığa kavuşmadır.
Atatürkçülük, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmadır, batılılaşmadır;bir
diğer anlamda da modernleşmedir; hür düşünceyi temsil eder, hürriyet ve
demokrasi anlayışıdır.
Atatürkçülük, modern bir toplum hayatı yaşama demektir; laik bir düzen
kurma, müsbet bilim zihniyetiyle devleti yönetmedir. Bu iki anlamıyla
Atatürkçülük, Türk toplumuna uygun sosyal ve siyasal kurumları kurma ve
modern toplum olma demektir.
Atatürkçülük ilkelerini “Temel İlkeler” ve “Bütünleyici İlkeler” olmak
üzere iki grupta değerlendirmekteyiz. “Temel İlkeler”: Cumhuriyetçikik,
Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve İnkılapçılıktır.
“Bütünleyici İlkeler” ise: Milli Egemenlik, Milli Bağımsızlık, Milli
Birlik ve Bereberlik, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”, Çağdaşlaşma,
Bilimsellik ve Akılcılık, insan ve insanlık sevgisidir.
ATATÜRK’ÜN KENDİ İFADESİYLE İLKELERİNİN TANIMI
I.TEMEL İLKELER
1-Cumhuriyetçilik:
Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet
idaresidir.(1924)
Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.
(1933)
Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir.
Cumhuriyet fazilettir... (1925)
Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi
kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki,
onun adı cumhuriyet’tir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki
ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925)
2-Milliyetçilik:
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir. (1930)
Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trakyalı, hep bir soyun evlatları ve
aynı cevherin damarlarıdır. (1923)
Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz.
Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar
Türk kültürüyle dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar
kuvvetli olur. (1923)
3-Halıkçılık:
İç siyasetimizde ilkemiz olan halkçılık, yani milletin bizzat kendi
geleceğine sahip olması esası Anayasamızla tespit edilmiştir. (1921)
Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir
toplum sistemidir. (1921)
Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat
kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibarıyle çeşitli mesleklere
ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir. (1923)
4-Devletçilik:
Devletçiliğin bizce anlamı şudur: kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi
faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir
memleketin ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde
tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. (1936)
Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin
gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır. (1930)
Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; bununla beraber, hiçbir
piyasa da başıboş değildir. (1937)
5-Laiklik:
Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün
yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir. (1930)
Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle
mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını
temin etmiştir. (1930)
Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir.
Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz
sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya
çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz.
(1926)
6-İnkılapçılık:
Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi Türkiye Cumhuriyeti
halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görüşleriyle medeni bir toplum
haline ulaştırmaktır. (1925)
Biz büyük bir inkılap yeptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa
götürdük. (1925)
II- BÜTÜNLEYİCİ İLKELER
1-Milli Egemenlik:
Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu milli egemenliktir; milletin
kayıtsız şartsız egemenliğidir. Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek
eşitliğin ve adaletin sağlanması, istikrarı ve korunması ancak ve ancak
tam ve kesin anlamıyla milli egemenliği sağlamış bulunmasıyla devamlılık
kazanır. Bundan dolayı hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak
noktası milli egemenliktir. (1923)
2-Milli Bağımsızlık:
Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adli,
askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam
serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan
mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından
mahrumiyeti demektir. (1921)
Türkiye devletinin bağımsızlığı mukaddestir. O ebediyen sağlanmış ve
korunmuş olmalıdır. (1923)
3-Milli Birlik ve Beraberlik:
Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı
şeyler değiliz. (1919)
Biz milli varlığın temelini, milli şuurda ve milli birlikte görmekteyiz.
(1936)
Toplu bir milleti istila etmek, daima dağınık bir milleti istila etmek
gibi kolay değildir. (1919)
4-Yurtta Sulh (Barış), Cihanda Sulh:
Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz. (1931)
Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta sulh,
cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakisinde en
esaslı amil olsa gerekir. (1919)
Sulh milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur. (1938)
5-Çağdaşlaşma:
Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut
ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz. (1925)
Biz batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi
olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya
medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz. (1926)
6-Bilimsellik ve Akılcılık:
a) Bilimsellik: Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı
için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir. (1924)
Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde
ve kafasında tuttuğu meşale, müspet bilimdir. (1933)
b) Akılcılık: Bizim, alık, mantık, zekayla hareket etmek en belirgin
özelliğimizdir. (1925)
Bu dünyada her şey insan kafasından çıkar. (1926)
7-İnsan ve İnsanlık Sevgisi:
İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan
uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek
yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini
sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan
hareket ve enerjidir. (1931)
Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların
düşmanıyız. (1936)
|